Albert Einstein ve Arılar

Anket

Sonuçlar
Want create site? Find Free WordPress Themes and plugins.

albert-einstein

 

Albert Einstein, “Eğer arılar yeryüzünden kaybolursa insanın sadece 4 yıl ömrü kalır. Arı olmazsa döllenme, bitki, hayvan, insan olmaz” 

 

bee-1

 

İnsan yaşamı ve toplumlar, yüksek ölçüde karışık ve kırılgan temeller üzerine kuruludur. Bazı etmenler, yaşam kalitemizi hatta yaşamımızı düşündüğümüzden çok daha önemli ölçüde etkilemektir. Bu etmenlerden biri de bal arıları. Tükettiğimiz her 3 öğünden biri arılar sayesinde mümkün. Bal arıları o kadar önemli ki eğer ölürlerse binlerce ekin de beraberinde ölür. Bu da ilerleyen yıllarda milyonlarca insanın açlık çekmesiyle sonuçlanır.

bee-2

Hepsinden önce bal arılarının büyük bir ekonomik önemi vardır. Her yıl polenlenen bitkilerin mali değeri 265 milyar $ dolaylarında. Bal arısının olmadığı bir ekosistemde, tükettiğimiz yiyecekler yok olurlar veya üretimde devasa bir düşüş yaşanır. Elma, soğan, kabak gibi yiyeceklerin yanı sıra besicilikte kullanılan bitkiler, süt ve et gibi yiyecekler için de bal arısının varlığı çok önemlidir. 

Einstein’in şu lafı sıkça alıntılanır; ‘Eğer arılar ölürse sonraki yıllarda insanlar da ölür.’ Aslında muhtemelen bunu söylemedi, ancak söylemde kesinlikle gerçeklik payı var. Bu durumu açıklamak rahatsız edici olsa da arılar ortadan kaybolmaya başladılar, yani ölüyorlar. Milyonlarca kovan geçtiğimiz yıllarda işlevsiz hale geldi. Dünya çapındaki arıcılar yıllık %30 – %90 kayıp yaşadıklarını belirtti.

bee-3

1998’de 5 milyon olan kovan sayısı bugün 2.5 milyona düştü. 2006’dan bu yana ‘Colony Collapse Disorder’ yani ‘Koloni Çöküşü Düzensizliği’ denilen olay birçok ülkeyi etkiledi. Sebebinin ne olduğunu bilim insanları halen tam olarak bilemese de tek bildikleri bu durumun çok ciddi olduğu. 10’larca yıldır bazı tehlikeli düşmanların arı istilasını gördük. Korku filminden çıkmış gibi duran parazitler, Acarapis woodi gibi, mikroskobik maytlar arıların trakelerini (nefes borusu) ele geçiriyor. Yumurtalarını yayıp kurbanın sıvısıyla besleniyorlar. Onları zayıflatıp, tüm hayatlarını arılarda sürdürüyorlar.

 

bee-4

Arılar için başka tehlikeler de var, virüs ve mantar gibi. Normal şartlar altında bu durum kontrol edilebilir olmalı ancak korkunç miktarlardaki arı kaybını açıklamaya yetmiyor. Geçtiğimiz senelerde arıları öldüren yeni böcek ilaçları tanıtıldı. Neonicotinoid’ler bunların içerisinde en çok göze batanı. Bu kimyasal, nikotin ailesine benziyor ve 90’larda DDT’ye bir alternatif olarak üretildi. 

Etki etme süreci ise şu şekilde: Haşerelerin sinir sistemine saldırıyorlar. Bugün, en çok tercih edilen böcek ilacı olarak kullanılıyor. 2008’de Dünya çapında 1.5 Milyar € satışı gördüler. Dünyadaki böcek ilacı satışının %24’ünü oluşturuyor. Amerika’da 2013’de Neonicotinoid’ler, kanola ve mısır bitkileri için kullanıldı. Ayrıca bitki ve meyvelerin büyük bir çoğunluğunda, elma, kiraz, şeftali, portakal, dutgiller, yeşil yapraklılar, domates ve patates, mısır gevreği içerikleri, pirinç, fındık, üzüm ve dahasında kullanıldı.

bee-5

Arılar, polenleme sırasında zehirli su aracılığıyla zehirle temas ediyorlar. Sıkça da bu zehiri kovana getiriyorlar. Burada biriken zehir yavaşça tüm koloniyi öldürüyor. Toksinler, arılara birçok şekilde korkunç zarar veriyor. Yeterli doz ile kasılma, felç ve ölüme yol açabiliyorlar. Az bir miktarı bile ölümcül olmaya yetiyor. Bilişsel anlamda arılara zarar veriyor ve belki de en önemlisi arılara yol bulmayı unutturuyorlar, böylece arılar uzaklaşıp kaybolarak kovandan uzakta ölebiliyorlar. Bu durumun sıkça tekerrür etmesi kovanın kendini idame ettirmesine engel oluyor. 

Arıların ölümüne katkıda bulunan başka sebepler de var. Genetik çeşitsizlik, tek tip ürün üretmek, hızlı hasat yüzünden düşük besin düzeyi, zararlı insan aktiviteleri ve diğer zararlı böcek ilaçları. Her bir problem kendi başına arılar için büyük bir problem olsa da, bir arada muhtemelen ‘colony collapse disorder’ın (koloni çöküşü düzensizliğinin) sebebi oluyor. Son yıllar içerisinde parazitlerin bu oyunu yüzünden bal arıları ölüm kalım savaşı veriyorlar. Eğer kaybederlerse bu insanlık adına bir kaos demektir. Eğer bolluk içerisinde yaşamaya devam etmek istiyorsak bu, çözmemiz gereken bir sorun. İnsanlık dünya ve diğer yaşam formlarıyla derin bir bağlantıya sahip, öyle değilmiş gibi davransak da durum bu. Doğanın güzelliğini korumak için değilse bile hayatta kalmak için çevremizi korumak zorundayız.

 

Sözün özü aşağıda size bir video paylaşıyorum lütfen 6 dakikanızı ayırıp izleyiniz sonrasında yayınladığım ankette “katılıp” “katılmadığınız” belirtirseniz sevinirim.

Did you find apk for android? You can find new Free Android Games and apps.
3